28 Eylül 2011 Çarşamba

Başucumda sesler

Kafamı camlarda yuvarlıyorum.
Önce sokaktan geçen insanların telaşlarını izliyorum.Kedilerin miskin haline öyle özeniyorum ki kendimi pötikareli halımın üzerine atıyorum.Vücudumda bir sıcaklık var hala.Ama gayet iyiyim.Biraz gözlerimi kapatıyorum.Aynı sokaktan el ele miskin miskin yürüdüğümüz halim geliyor aklıma.Yerimden hızla kalkıyorum.
Kafamı camlarda yuvarlıyorum.
Hala aynı telaş.Dışarısı çok soğuk.Hafiften yağmur var sanki.Seviyorum bu havayı.Kasvetli is rengi bulutlar istesem de ulaşamayacağım gökyüzü kabarık.
Kafamı camlarda yuvarlıyorum.
Yağmur hızlandı.Sesini duyabiliyorum.Yatağıma doğru gidiyorum.Pikemi üzerime çekip yağmurun sesini dinliyorum.Başucumdaki kalemi kağıdı alıp karalıyorum.Ah saçmalama seni özlediğimden değil tabiki.Biraz içim sıkkın işte.Bilirsin ya sıkkınım işte.
Kafamı camlarda yuvarlıyorum.
Yağmur sesi kesildi.Yine güneş açtı.Gözlerimi kısıyorum.Kirpiklerimi kırpıştırıyorum.Saçmalama,tabiki ağlamıyorum.Hani derler ya 'Biraz sen kaçmışsın gözüme'.Yeşil hırkamı alıp her zaman gittiğimiz banka gidiyorum.Bank ıslak.Gazeteyi koyuyorum altıma.Yüreğimde hissettiğim sıcaklık vücudumu sardı artık.Yüreğim ve biz hala burdayız.Ama gözlerim uzaklarda kalmış.
Kafamı camlarda yuvarlıyorum.
Ama hala aklımdasın.
Hala içimdeki sıcaklıksın.
Üzgünüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder